SIVAS KATLIAMINIDA ÖLENLERI 20. YILINDA SAYGIYLA ANIYORUZ…

1 Temmuz 1993 ´de Sivas´a gelen aydinlar o dönemin valisi Ahmet Karabilgin´in davetlisiydiler. Bu arada Aziz Nesin´in Salman Rüsti´inin Seytan Ayetleri kitabini Türkiye´de yayinlamasi Islam dünyasinin tepkisini cekmisti. Ali Nesin daha sonra babasinin aslinda kitabi yayinlamadigini söyleyecekti.

Olaylarin tansiyonu, senliklerin ikinci günü 2 Temmuz 1993´te yükseldi. Binlerce kisi cuma namazindan sonra Hükümet Konagi´na yürümeye basladi. Hükümet Konagi´ni taslayan grup ardindan Madimak Otel´e ulasarak slogan atmaya devam etti.16 bine yakin oldugu bilinen göstericiler “Seytan Aziz” ” Sivas Aziz´e mezar olacak” sloganlari atarak otel önüne geldi.1

Grup ilk etapta Madimak Oteli önündeki araclari atese verdi. Daha sonra Otelin perdelerini tutusturmak suretiyle oteli atesi verdiler. O esnada Metin Altiok Ugur Kaynar ve Behcet Aysan kendilerini savunmak icin süpürgelerle bekliyorlardi.

Otele siginmis olan aydinlardan aralarinda Asim Bezirci, Nesimi Cimen, Muhlis Akarsu, Metin Altiok ve Hasret Gültekin´inde  bulundugu 35 kisi yanarak ya da bogularak hayatini kaybetti. 35 kisi yanarak ya ada bogularak ÖLDÜRÜLDÜ.

2

 

3

Aziz Nesin kendi imkanlariyla hayatini kurtarirken, linc girisiminden de son anda kurtarildi. Otel atase verilmeden birkac saat önce cekilen bazi fotograflar her seyin planli oldugunu ortaya koyuyordu. Benzin bidonunun yani sira, molotofumsu silahlar da vardi.

4

5

Olaylardan birgün sonra 35 kisi gözaltina alindi, bu sayi ilerleyen günlerde 190´i buldu. Gözaltina alinanlarin 124 ´ü hakkinda “laik anayasal düzeni degistirip din devleti kurmaya kalkisma sucundan dava acildi. 26 aralik 1994 yilinda alinan kararla 22 sanik 15,3 sanik 10, 54 sanik 3 ve 6 sanik 2´ser yil ceza aldi. 37´si serbest birakildi.

6

Yargitay 9. Ceza dairesi katliamin ” Cumhuriyete laiklige ve demokrasiye yönelik oldugunu” söyleyerek bu karari bozdu. 28 Kasim 1997´de alinan kararla 33 sanik idam cezasina, 14 sanik 15 yol hapis cezasina carpitildi. Yargitay 9. Ceza Dairesi bu kez hapis cezalarini onarken, idam cezalarini usulsüzlük nedeniyle bozdu.

7

Saniklarin avukatlari arasinda Refahyol iktidari Adalet Baskani Sevket Kazan da vardi.

8

Bununla beraber diger avukatlardan 8´i AKP Milletvekilligi yapti.

9

16 sanik 2000 yilinda yeniden idam cezasina carptirildi. 2002 yilinda idam cezasi kalktigi icin cezalar müebbet hapse cevrildi. Bu sürecde firar eden Sivas Belediye Meclis Üyesi Cafer Ercakmak ve diger 8 sanik halen yakalanamadilar. Davanin firari olan kisilerle ilgili olan kismi 13 Mart 2012´de zaman asimindan dolayi düsürüldü. Basbakan´in zaman asimiyla ilgili yorumu ise söyleydi: ” 2010 yilinda Madimak Oteli´nin kamulastirilma süreci basladi”. Halkin istedigi aslinda Madimak Otel´nin müze olmasiydi. Kamulastirilma davasi tamamlandiginda Madimak Oteli, Bilim ve Kültür Merkezi oldu.

10

Katliamda ölen 37 kisinin ismi Otelin lobisinde yapilan panoya alfabetik olarak yazildi.

11

Bu listede Oteli atese verirken ölen 2 kisinin adi da yer aldi. Sivas Valisi Ali Kolat, olaya insan merkezli baktiklarini, hicbir ayrim yapmadiklarini söyledi.

Yil 2013. Sivas´ta ölenler unutulmadi.

12

Sivas´i sende unutma, Yananlari, bogulanlari ölenleri unutma!

Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.

Hayatını kaybedenler, Şenlik Katılımcıları

Muhlis Akarsu – 45 yaşında, sanatçı

Muhibe Akarsu – 45 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi

Gülender Akça – 25 yaşında

Metin Altıok – 53 yaşında, şair, yazar, felsefeci

Mehmet Atay – 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı

Sehergül Ateş – 30 yaşında

Behçet Sefa Aysan – 44 yaşında, şair

Erdal Ayrancı – 35 yaşında

Asım Bezirci – 66 yaşında araştırmacı, yazar

Belkıs Çakır – 18 yaşında

Serpil Canik – 19 yaşında

Muammer Çiçek – 26 yaşında, aktör

Nesimi Çimen – 62 yaşında, şair, sanatçı

Carina Cuanna Thuijs – 23 yaşında, Hollandalı gazeteci

Serkan Doğan – 19 yaşında

Hasret Gültekin – 22 yaşında şair, sanatçı

Murat Gündüz – 22 yaşında

Gülsüm Karababa -22 yaşında

Uğur Kaynar – 37 yaşında, şair

Emin Buğdaycı -18 yaşında şair.

Asaf Koçak – 35 yaşında, karikatürist

Koray Kaya – 12 yaşında

Menekşe Kaya – 15 yaşında

Handan Metin – 20 yaşında

Sait Metin – 23 yaşında

Huriye Özkan – 22 yaşında

Yeşim Özkan – 20 yaşında

Ahmet Özyurt – 21 yaşında

Nurcan Şahin – 18 yaşında

Özlem Şahin – 17 yaşında

Asuman Sivri – 16 yaşında

Yasemin Sivri – 19 yaşında

Edibe Sulari – 40 yaşında, sanatçı

İnci Türk – 22 yaşında

Otel çalışanları

Ahmet Öztürk – 21 yaşında

Kenan Yılmaz – 21 yaşında

Göstericiler

Ahmet Alan

Hakan Türkgil

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde gözlerimizin önünde katledilen sadece 35 canımız değil, aynı zamanda insanlıktır. Geçen 19 yıl süresince katliamı örgütleyen, göz yuman ve destek olan sorumlular ortaya çıkarılmadığı gibi şimdi de kalan birkaç şüphelinin zamanaşımı ile salıverilmesi ihtimali ortaya çıkmıştır. Davanın savcısı Hakan Yüksel, son duruşmada eylemlerin “Anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüse iştirak” suçu olduğu gerekçesiyle zamanaşımı talep etmiştir. Oysa Sivas katliamında asıl suç, insanların düşünce ve kimliklerinin yok edilmesi maksadıyla katledilmesi, ve dolayısıyla insanlığın katlidir. Bu katliam Türk Ceza Kanunu’nun 77. maddesince düzenlenen ‘insanlığa karşı işlenen’ suçlar başlığı altında değerlendirilmelidir. Aynı kanun bu suçlarda zamanaşımı olamayacağını da hüküm altına almaktadır.

Türkiye; açılımlar, insan hakları, daha çok demokratikleşme ve nihayet yargı reformu derken, çıkan kararı vatandaşlarına nasıl izah edecek? Bu, hukuk adına, Türkiye‘deki hukuk sistemi adına fazlasıyla sıkıntı verici bir gelişme…Davalar, beraatle de sonuçlanır, cezayla da sonuçlanır ancak hukuken saygı duyacağımız bir karara vardırılamamışsa, bu Türkiye’nin hukuk sistemi açısından çok üzüntü vericidir. Sivas olayının, öteki zamanaşımına uğrayan vahim suçlara göre bir başka farklılığı da var. Sivas olayı bir insanlık suçudur. Yani günün ortasında bir bina yakılıyor, içinde onlarca insan yanıyor ve çevresindeki insanlar da onları sırf  kendisi gibi inanmadığı için kundaklıyor ve seyrediyorsa burada bir insanlık suçu işlenmiştir. Sivas olayı bir insanlık suçu değilse insanlık suçu nedir?

Yargının bunu insanlık suçu olarak vasıflandırması ve zamanaşımının dışına çıkarması beklenmez miydi ?

Toplumsal huzur ancak, bireylerin farklılıklara gösterdiği saygı ve kucaklama ile gerçekleşir. Dili, dini, ırkı, etnik kökeni, siyasi görüşü, maddi imkanı, fiziksel ve zihinsel durumu, düşünce şekli ne olursa olsun el ele verebilmek, çeşitlilikten, bu zenginlikten, bu mozaikten faydalanmayı bilmektir asıl olan…

Evet, bundan sonra yürekleri acıtan bu konuyla ilgili olarak Yargıtay ve AİHM aşamaları var. Ama bundan sonra ne karar verilirse verilsin, Türkiye, “davanın zamanaşımından düşmesine” cümlesini hiç bir zaman temizleyemeyecek.

OPSAK – Odense Pir Sultan Abdal Kulturforening


Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.